1996 İstanbul Savaşları

I

Seni vücudun için seviyorum leyla
1996 da istanbulda
illa uzun zamandır yağlanmamış bir alet huzruyla
sana da söylemiştim
maymunlar da bilirler
tatlı tatlı paslanmanın zevkini
elimi çabuk tutmalıyım diyorum
seni düşününce hemen adını anons ediyorlar
kapılardan önce ben geçiyorum (neme lazım)
bak
1996 da istanbul da
şarkı söyleyeceksen leyla
böyle söyleyeceksin boynunu kullanarak
erkeksen “keşke” demeyeceksin
erkek değilsin ama şarkı söyleyeceksin
insan istediği şeyi olur çünkü (n’olur)
ama sen en iyisi kimseye gitmeyeceksin, sadece
gelirken kendi içkini getireceksin bir de
şarkı söyleyeceksin, papuçlarını çıkartmadan önce
sessizce, çünkü bu yorgun çocuklar bir şeyin tarihini yazdılar mı
iyice
döneceksin, icabında denizin dibini sevmeyi öğreneceksin, çünkü
birdir insan yanındakine bakmaz (yani bu kadar olur)
asansörlerde ve evliliklerde
öğrenilmiş çeşitli yakınlıklar vesilesi ile
dikkat et elini yakacaksın, özgürlük kârsız bir miskettir
1996da istanbulda
leyla
bir cumartesi erkeksen tek geleceksin ve kanlıcada
biliyorum
erkek değilsin ama bir banka oturdun mu uzaktan da yakından da bakılabileceksin
sigaranı yakarken küfredişinden öpüyorum

II
seni öyle cumartesi deyişin için seviyorum leyla
bu trafik sıkışıklığını benimle paylaştığın için
gömleğinin düğmelerini önümde bir açar bir kaparken
seni seyredişimi seyrettiğin gözümden kaçmadı leyla
beni sevişir misin?
tahtaya kaldırılmış bir çocuk edasıyla
mahkumsuz bir idam mangası olarak
yani birilerinin omzuna bastırabildiği kadarsa insan
kilosu kaça?
senin de söylemek gelirse içinden aynı şeyi,
sakın söyleme leyla
sus!acaksın ve yutkun!acaksın çünkü
1996da istanbulda
bütün tekrarlar tekrarlardan ibaret
seni göbeğinin çevresindeki yuvarlaklık için
seni beyaz kocaman külodun için
seni beni öldüreceğin için seviyorum leyla
bak
1996da istanbulda
ibret-i alem için
yanaklarından öpmek için
yetişmeye çalıştığım bir şeytan olarak
kumdan kalelerini bozuyorum
sonra oturup o kumların ortasında
çamurlardan bir tanrı yapıyorum,
ve kaval kemiğimdeki boşluğu onunla sıvıyorum
bir kaç kuru kafatasının bir kaç onyıl öncesinde
1996da istanbulda
gözlerim olmasa hiçbir şey yok
anlıyorum
bak
seni penisimden yaptım
kıpırda!